1992 yılında Ankara’da Gata’da doğdum. Ömrümün ilk 6 yılını Malatya’da, sonra ki 15 yılını Konya’da, devamını ise Bolu ve izmir arasında zikzak çizerek yaşadım. Bu süreç içerisinde ailem sayesinde biçok şehir görmek nasip oldu. Antalya, Ankara, Elazığ, Kırşehir, İzmit, İstanbul. Üniversite’yi kazanınca da kendi imkanlarımla bazı yerleri görmek istedim. Safranbolu, Amasra , Düzce ve tekrar İstanbul gibi… Fakat üniversitemin ikinci yılında okula ve derslere adapte olamamam sonucu çok mutsuzdum. Çünkü Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon göründüğü kadar kolay değildi. Çok sosyal olmam dolayısıyla o sene çok fazla erasmus öğrencisiyle konuşup dilimi geliştirdim ve şansıma o sene bizim okul 10 tane öğrenciyi nörolojik rehabilitasyon eğitimi almak için Hollanda’ya yollayacaktı. Tabiki mülakatlara girip kazandım ve mart ayında Hollanda yolcusuydum. Açıkcası hiç bişey hissetmiyordum ve yurtdışına çıkmak sadece havalı geliyordu. E madem öyle elim boş gitmeyim diyip Hollanda hakkında biraz araştırma yapmaya başladım. Haritalardan kendime rota çizdim. Sonunda o gün geldi. Düşünsenize hayatınızda hiç uçağa binmemişsiniz ve ilk yolculuğunuz Hollanda’ya. Yani 4 saat! Ufak bir travma atlattıktan sonra Hollanda’ya ayak bastım. Ve sonrasında da maceram başladı zaten.

Hollanda harika bi ülkeydi ve benim ufkumu çok fazla açtı. Aslında çok idealist bir kızdım fakat aşk bu ya; nerde geleceği belli olmaz, geldi buldu beni Hollanda’da. Eşimle orda tanıştım. Tamam bu adam Portekizli’ydi ama Portekiz nerdeydi?? 🙂

Uzun uğraşlar sonrası (aileleri ikna etmek, evlenmek için para bulmak, oturum izniydi,  çalışma izniydi falan filan ) derken biz evlendik… Evliliğimizin 1. yılında da Portekiz’e taşınmaya karar verdik. Tabi bu süreç içerisinden ben Portekiz’i 2 kez ziyaret etmiştim ve çok sevmiştim. Oyüzden buraya gelme fikri bana çok da kötü bir fikirmiş gibi gelmemişti.

Şuan Portekiz’deyim ve size bu ülkeyle ilgili bilinmeyenleri anlatmak çin burdayım!

Sağlıcakla kalın!

Write A Comment

Pin It